Master Öğrenci Yorumları

İlker Aktaşoğlu – King’s College London

Birkaç yıldır yurt dışında iyi bir eğitim alma hayalim vardı. Çeşitli sebeplerle ertelemek zorunda kalsam bile nihayet sıra gelmişti. Burslu olarak gitmeyi planlıyordum, tüm masrafları karşılayan iki seçenek vardı İngiltere için:

  • Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Jean Monnet Bursu,
  • Birleşik Krallık tarafından finanse edilen Chevening Bursu.

 

“If you think you can or you think you can’t, you are probably right.”         (Henry Ford)

 

 

Aslında bu yıl Jean Monnet Bursu başvuru kabul etmediğinden geriye kalan tek seçenek ‘Chevening’ gözüküyordu.

Nedir Chevening Bursu?

‘Chevening bursu, Birleşik Krallık’ın ileri gelen ünivesitelerinde bir yıllık Master eğitimi almak isteyen, geleceğin sıradışı liderlerine yönelik bir burs programıdır.’ şeklindeki tanımı detaylara bakınca daha da sevindirici haberler veriyordu. Karşılıksız finansal desteğin (okul ücreti, aylık yaşam masrafları, Birleşik Krallık’a gidiş-dönüş seyahat ücreti, varış ödeneği, eve dönüş ödeneği, vize ücreti, Chevening etkinliklerine katılmak için seyahat ödeneği) yanı sıra saygın ve etkili küresel bir iletişim ağının parçası olma fırsatı sunması başvuru sayısının bu yıl için dünya çapında 144 ülkeden 65 binlere ulaşmasında etkili rol oynuyordu. İnternetten yaptığım araştırmalar, her yıl Türkiye’den bursa seçilen sayının 20’li rakamlarda olduğuna işaret ediyordu. Kasım ayının ilk haftası internet üzerinden başvurumu yaptım.

Sonuç olarak Eylül 2017’de, İngiltere Ankara Büyükelçiliği rezidansında düzenlenen resepsiyonda, bizzat sayın büyükelçi Richard Moore tarafından burs ödülüm sunulurken, kendisinden ilk defa gideceğim Londra’da yaşam ve bölümüm hakkında birebir tavsiyeler almak beni oldukça rahatlatmıştı.

Neden ATEC:

Yüksek Lisans eğitimimi Uluslararası İlişkiler üzerine yapmak istedim. Hemen hemen her üniversite bu alanda eğitim sunduğundan karar vermek oldukca zor gözüküyordu. İşte tam burada Burcu hanımın bilgisi ve tecrübesi devreye girdi. Kendisi ile görüşmemizde özgeçmişimi, önceki eğitim altyapımı, ilgi alanlarımı ve kariyer planımı paylaştığımda; Savaş Çatışma ve Güvenlik konularına odaklı bir Uluslararası İlişkiler yüksek lisans eğitimi olanağı sunan ve dünyada alanında sayılı üniversiteleri arasında olan King’s College London’u tavsiye etti.

Londra’ nın merkezinde, Thames nehri kenarındaki kampüsümde sadece yüksek lisans eğitimi yapmakla kalmayıp, uzmanlık alanım olan konularda misafir konuşmacı olarak lisans öğrencilerine derslere girme fırsatının yanı sıra, yine ilgi alanımdaki ceşitli akademik araştırma etkinliklerinde sunum yapıp ödül alma fırsatını yakaladım. Daha sonra başka imkanlar da birbiri ardına gelirken doğru okul seçimi konusunda mutlaka profesyonel bir yardım almanın gerekliliğine inancım katlanarak arttı.

ATEC’in ve özellikle Burcu hanımın yardımları; okul seçimi, kabul ve vize süreci ile sınırlı kalmayıp eğitimim boyunca da hep destek oldu. Daha önce İngiltere’de yüksek lisans yapıp sonrasında da doktora egitimine devam eden bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine Burcu hanım ile tanışmıştım. Her ikisine de tekar buradan tekrar teşekkürlerimi sunuyorum.

Nasıl Kabul Alınır?

Yurt dışındaki üniversitelerin kabul sistemi ülkeden ülkeye değişmekle beraber çoğu benzerlik göstermektedir. Türkiye’de yaza doğru yoğunlaşan yüksek lisans başvuru dönemi başta İngiltere olmak üzere birçok Avrupa ülkesi için çok geçtir. Bu da demek oluyor ki İngiltere’de yüksek lisans yapma kararınızı en az bir yıl önceden verip, hemen Ekim/Kasım aylarında bir sonraki yıl için başvurularınızı yapmakta fayda olduğunu düşünüyorum, özellikle dünya ilk 25 sıralamasında bir üniversite seçecekseniz.

King’s College London için niyet ve referans mektuplarımı Ekim sonunda hazır etmiştim ve Burcu hanımla başvuruyu Kasım ayı başında tamamlamıştık. Kabul mektubum Aralık ayında elimdeydi. Başvuru sürecinin karmaşası ve yoğun e-posta trafiği ile kendinizi yormak yerine süreci ATEC’in profesyonel kadrosuna bırakmanız size büyük kolaylık sağlayacaktır, hem de hiçbir ücret ödemeden.

Neden İngiltere?

İngiltere de edineceğiz diplomanın dünyanın heryerinde geçerli olması eğitim kalitesinin bir göstergesidir aslında. Bizim eğitim sistemimizden farklı olması başta biraz zorluklar yaratsa da gün geçtikçe daha da çok seveceksiniz. Daha önce adını duymadığınız, dünya haritasında yerini bilmediğiniz ülkelerden arkadaşlarınızla zevkli bir hal alacak burada master yapmak.

King’s College London:

İngilterenin köklü üniversitelerinden biri olan King’s College London, 2018 yılı ‘QS World University Rankings’ sıralamasında dünya 23üncüsü. Londra nın tam merkezinde olması da ayrı bir hava katıyor buradaki eğitime. Yıllık 20 milyon civarında turistin ziyaret ettiği, Londranın uğrak yerlerinden olan London Eye, Big Ban, Westminister Sarayı’nı ve daha sayısız güzelliği camın kenarına geçtiğinizde ya da terasa çıktığınızda görmek zihninizi açıyor desem çok abartmış olmam heralde. Eğer kararınızı erken verirseniz uluslararası master öğrencisi olarak yurt garantisi de veriyor ki bu havayı okul sonrasında da tenefüs etmeye devam edebilesiniz.

Eğer burada iş bulmayı düşünüyorsanız okulun kariyer bölümü sizin CV’nizden, stajinıza; iş başvurunuzdan, gideceğiniz iş görüşmesine hazırlanmaya varan hizmetlerini sadece burada okurken değil mezuniyetinizden iki yıl sonrasına kadar devam ettiriyor. Diyelim öğrenciyken veya mezun olunca parlak bir fikriniz var ve girişimci olmak istiyorsunuz, £200.000’a varan karşılıksız fon/hizmet için okuldan destek alabiliyorsunuz, girişimci vizeniz de beraberinde geliyor.

Londra’da  Yaşam:

Londra gerçekten çok dinamik bir şehir. Bir gün kendinizi British Museum da gerçek mumyalara bakarken; ertesi gün Tate Modern’in önünden geçerken meraktan içeri girip, sanatla ilgilenmeseniz bile, saatler harcamış olarak bulabilirsiniz ve sonra tüm bunların ücretsiz olduğuna şaşırabilirsiniz. Burada her zevke ve bütçeye göre mutlaka birşey bulacağınıza eminim.

Ben kalabalıktan yakınanların aksine yine Londra’da ısrarcıyım. Bunun en önemli sebeplerinden birisi de Türkiye’de pek de alışık olmadığımız, kalabalığı adeta yutan yeşil ‘canavarlar’. Bunlar kimi zaman şehir merkezinin kargaşasından yorulduğunuz anda bir iki dakikalık yürüyüşle yanınızda beliren ‘Lincoln’s Inn Fields’ olurken; kimi zamansa, benim favorim olan Greenwich gibi devasa  ‘Royal’ parklar olabilir. Zaten Hyde Park’ı söylememe gerek bile yok. Bu aynı yeşil ‘canavarlar’ birçok nesli tükenen canlıya ev sahipliği yapıyor, evet evet yanlış okumadınız Londra’da hem de.

Yazımı Bitirirken…

Hayaliniz yurt dışında eğitim almaksa ya da sadece nedir, ne değildir merak ediyorsanız, aklınızda onlarca soru birbirini kovalıyorsa, kararsız kalıyorsanız, ne faydası olur diyorsanız ATEC’e bir uğrayın derim. Teşekkürler Chevening ve ATEC ailesi.

 

Esra TEMELTAS – Middlesex University, London – MA International Relations

Merhaba arkadaşlar ben Middlesex University de International Relations Master’ı yapıyorum.  Dışardan zor bir süreç gibi görünse de Melis Hanım’ın yardımlarıyla bu süreci çok kolay ve sıkıntısız bir şekilde atlattım. Benim yaptığım sadece Melis Hanım’a ben bu bölümde

Master yapmak istediğimi söylemekti ve kesinlikle Londra olmasıydı. Melis Hanım benim için bütün okulları araştırdı başvuruları yaptı ve beni çok bilgilendirdi. Benim yaptığım sadece IELTS’e girmekti. Daha sonra Londra’ya geldim okula başladım Melis Hanım benimle iletişimi koparmadı ve bir sıkıntım olduğunda direk ona sordum. Londra’yı sorarsanız arkadaşlar burada Master yapmak insana çok farklı bir vizyon ve misyon kazandırıyor ve dünyanın çok farklı ülkelerinden gelen insanlarla tanışma fırsatı kazanıyorsunuz. Asyalı arkadaşlarınız oluyor ve diğer birçok farklı milletten arkadaşlarınız oluyor. Benim sınıf arkadaşlarım dünyanın dört bir etrafından gelen  insanlar onların kültürlerini de tanıma fırsatı kazandım. Ayrıca çok güvenli bir şehir ve öğretim görevlileri çok candan arkadaş gibiler ek olarak şunu da söylemek isterim burada dersten kalma korkusu olmadan okuyorsunuz arkadaşlar sadece ne öğrenebilirim diye bakıyorsunuz derslere ve çok başarılı bir eğitim sistemleri var. Eğer Master yapmayı düşünüyorsanız ve yurt dışında yapmayı istiyorsanız arkadaşlar benim tavsiyem size kesinlikle İngiltere olur.

 

Gizem Bozdemir – Newcastle Universtiy

Bilkent Üniversitesine 2010 yılında İktisat bölümünde eğitim görmeye başladım. Bilkent Üniversitesi İktisat bölümünün uluslararası tanınmış akademik kadrosu ve başarısı sayesinde lisans eğitimimde gerçekten keyif aldım, ve gerek profesörlerimin yardımları ve yönlendirmeleri gerekse kendi ilgim doğrultusunda Finans üzerine master yapmaya karar verdim. Bu sırada kendimi geliştirebilmek ve global dünyanın işleyişini görmek adına Deloitte ve Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kurum ve kuruluşlarda staj deneyimleri edindim. 2015 yılı Ocak ayında eğitimimi tamamladıktan sonra ise İngiltere’de Finans üzerine master eğitimi almak için profesyonel danışmanlık yardımı alma arayışı içindeydim. Zira İngiltere finans konusunda diğer Avrupa ülkelerine kıyasla daha kapsamlı eğitim sunduğundan dolayı iyi üniversitelerden kabul alabilmek bir hayli rekabetçi. O yüzden bu süreçte profesyonel eğitim danışmanlığı desteği alınması üniversitelerden kabul alma şansınızı daha fazla artıran bir etkendir ve ATEC gerek profesyonelliği gerekse bilgi birikimiyle kesinlikle önerebileceğim bir eğitim danışmanlığı şirketidir.

ATEC Eğitim Danışmanlığından İngiltere’de Finans üzerinde iyi olan üniversiteleri bulma, kalınacak yurtları seçmede ve vize süreci ile ilgili danışmanlık hizmeti yardımı aldım. ATEC çalışanları aynı zamanda üniversitelerin burs programlarını nasıl araştıracağım konusunda da beni bilgilendirdi ve İngiltere’nin en iyi 20 üniversitesi içerisinde yer alan Newcastle Üniversitesinden Türkiye’ye özgü bütün eğitim programları içerisinde toplamda iki kişiye verilen bursa 2015-2016 eğitim öğretim yılı için hak kazandım. Edinmiş olduğum burs Newcastle Üniversitesini seçmemde büyük bir rol oynadı ve üniversite hakkında bilgilendirecek olursam da okuyanları Newcastle Üniversitesi İngiltere’nin tanınmış okullarından birisidir ve Finans masterı daha çok bilgisayar programları kullanılarak sayısal veri analizinizi geliştirebilmek için uygun bir programdır; fakat amacınız daha ziyade teori ağırlıklı bir eğitim almaksa buna göre üniversitelerin program içeriklerine bakarak tercih yapabilirsiniz. Onun haricinde Newcastle İngiltere’nin en güzel şehirlerinden birisidir diyebilirim. Eğlence hayatı diğer şehirlere kıyasla daha çok gelişmiş ve yerel insanlar genelde sıcakkanlı ve yardımseverler. Kişisel olarak şehir hayatını sevdiğim için ve yürüyerek her yere ulaşabilme imkanını tercih ettiğimden dolayı Newcastle şehir olarak benim devamlı yaşamak isteyeceğim bir yer. Master programı olduğundan dolayı lisans programlarının aksine daha çok boş vaktiniz olabiliyor. Bu durumda da kasaba tarzı hayatındansa şehir hayatı daha cezbedici gelebilir eğer Londra’da gitme gibi bir imkanınız yoksa. Zira Londra’da ekstra masraflarınız kaldığınız yere ve kullandığınız ulaşım türüne göre artabiliyor.

İngiltere’de iş bulabilme konusuna değinecek olursam da İngiltere’ye okumak için gittiğinizde Tier 4 adlı bir vizeye sahip oluyorsunuz ve bununla okul zamanında haftada 20 saat çalışabilme, bütün dersleriniz ve teziniz bittiğinde de tam zamanlı çalışabilme hakkınız oluyor vizenizin süresi bitene kadar. Ben Nisan 2016 – Ekim 2016 tarihleri arasında Durham’da bir yönetim danışmanlığı firmasında Araştırmacı olarak çalıştım ve gerek bu deneyimim gerekse önceden uluslararası firmalarda sahip olduğum deneyimler vasıtasıyla Durham Üniversitesinde Avrupa Birliği Komisyonu destekli  bir projede Araştırma Görevlisi olarak Kasım 2016’da çalışmaya başladım ve şu an hala çalışmaya devam ediyorum.

Kısacası Newcastle Üniversitesini Finansa ve istatistiksel bilgisayar programlarına ilgi duyan herkese tavsiye ederim. Ayrıca Newcastle Üniversitesi sağlık fakültesinde epey ün yapmış bir okul olduğundan dolayı medical dalına ilgi duyan herkese de tavsiye edebilirim. Ayrıca şehir, bir çok anlamda fayda sağlayabileceğiniz ve sosyallaşebileceğiniz imkanlara sahip. ATEC Eğitim danışmanlığını bu süreçte herkese tavsiye ederim. Gerek kariyerimde gerekse başarılarımda emekleri olduğundan dolayı ATEC ailesine, özellikle de Melis Gür Hanıma teşekkürü borç bilirim.

Serdar UYSAL – Durham University – MSc in School of Applied Social Sciences

ATEC ile yurtdışında eğitimini sürdüren bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine irtibata geçtim. İlk görüşmem sırasındaki ciddi, itinalı ve içten yaklaşımı gördüğümde, tercihimin doğru olduğunu anladım. IELTS sınavı başvurusu ile başlayıp, üniversite seçenekleri/kabul işlemleri, vize başvurusu, kalacak yer imkanları dahil her konuda bilgi veren Melis Hanim, İngiltere’deki eğitim surecim başladıktan sonra ihtiyaç duyduğum konularda rehberlik etmeyi sürdürdü. Kendisine sağladığı destek ve sarf etmiş olduğu emeklerinden dolayı müteşekkirim.

Durham, İngiltere’nin kuzeyinde nüfusunun 1/4‘unu öğrencilerin oluşturduğu sakin, butik ve oldukça güvenli bir şehir. Köklü bir geçmişe sahip olan Durham Üniversitesi’ndeki eğitimin kalitesi ve öğrencilere sunulan hizmetler de eğitim için doğru yerde olduğumu gösteriyor.

Yurtdışında eğitim görmeyi planlayan herkese ATEC ile iletişime geçmeden karar vermemelerini tavsiye ederim. Danışmanlık hizmetleri ve yardımlarından dolayı Melis Hanim ve tüm ATEC çalışanlarına teşekkür ederim.

Deniz BAKKALCI – Newcastle University – BSc Biomedical Sciences & Master of Research (MRes) Cancer – UCL (University College London) – MSc Global Health and Development & MPhil/PhD Division of Surgery and Interventional Science (Tissue Engineering)

Lise dönemimden itibaren başlayan yurtdışında lisans ve yüksek lisansımı tamamlama hayalim International Baccalaureate (IB) programımı seçmeme sebep oldu. Tam da bu noktada doğru ve amaca yönelik seçimler yapmamda ve üniversiteler hakkında gereken bilgilere ulaşmamda ATEC Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı bilhassa Sevgili Burcu Hanım büyük katkılar sağladı. ATEC ile tanışmamdan sonraki süreçte özellikle İngiltere’de öğrenim görme hayalime yönelik gerçekçi adımlar atma fırsatım oldu. Her zaman medikal alanda kariyer hedeflediğimden dolayı, Burcu Hanımla beraber uzun süren çalışmalarımızım ardından İngiltere’de bu alanda en kalifiye okullara başvuru yapmaya karar verdim.

Başvurularım sonucunda istediğim okulları tercih edebilme fırsatım oldu ve medikal bilimler listesinde İngiltere’nin ilk 10 üniversitesinde olan Newcastle Üniversitesi Biomedical Sciences bölümünü tercih ettim. Newcastle tercihimin ne kadar yerinde olduğunu, orada yürütülen araştırma projelerini gördükten sonra bir kez daha anladım ve bu yüzden ATEC ile çalıştığım için çok mutluyum. Bu bölüm sayesinde gelişen dünyanım en büyük yatırım alanlarından biri olan medikal araştırmaların birebir içinde olmak ve uluslararası projelerde yer almak gibi fırsatlar elde ettim. İkinci sınıftan üçüncü sınıfa geçerken İngiltere’nin en önemli kanser araştırma merkezlerinden biri olan Nortern Institute for Cancer Research te yapmış olduğum yaz staj projem Androgens London’da Imperial College’te sunuldu.

Lisans eğitimimi takiben yine Newcastle Üniversite’sinde yapmış olduğum Master of Research (MRes) Cancer, dünya çapında yürütülen medikal araştırmalara birebir dahil olmama olanak sağladı. Master projemi 6 ay boyunca İngiltere’nin önde gelen cytogenetics grubu içinde yapmış olmamdan dolayı, bu proje American Society of Haematology (ASH)’de gösterilmek üzere seçildi.

Son olarak, Newcastle Üniversitesi’nde yer aldığım uluslararası projeler sayesinde, ikinci masterım olan MSc Global Health and Development programını University College London (UCL)’da bu sene başarıyla bitirmemin ardından, yine UCL’de ‘Doku Mühendisliği’ dalında burslu doktoraya kabul aldım.

Lisans ve yüksek lisans sürecimde beni hiç yalnız bırakmayan Burcu Hanım başta olmak üzere ATEC ailesine yalnızca başvuru dönemimde değil, bütün kariyerim boyunca bana yer yer destek oldukları için çok teşekkür ediyorum.

Zeynep Butun – The University of Edinburgh – MA TESOL (Teaching English to the Speakers of Other Languages)

Lisans öğrenimimi 2011 yılında tamamladıktan sonra hem Milli Eğitim`e hem de YÖK`e bağlı bir kaç kurumda öğretmen olarak çalıştım. Fakat bu süre boyunca YDS ve ALES`e girip puanlarımı yükseltmeye çalışıyordum çünkü aklımda U.K vardı. YLSY`yi kazandığımı öğrendikten sonra başvuru sürecinde buldum kendimi zira çok fazla vaktim yoktu. O sırada Facebook`ta olan gruplara yazıp, benim durumumda olanlarla fikir alışverişi yapıp süreci nasıl yürüteceğimi çözmeye çalışıyordum. Ve Melis Hanım ile tanışmamız da yine bu zamana tekabül eder. Kendisi benimle iletişime geçip başvurularda bana yardımcı olabileceğini söyledi ki bu o stres dolu 3 ayı nispeten daha rahat atlatmamdaki en temel unsurlardan biridir. Melis Hanım istediğim bölümde Master şansı tanıyan Üniversitelerin listesini bana gönderdikten sonra hepsini hem Şehir hem Üniversite bazlı araştırıp olmak istediğim yerin Edinburgh, yüksek lisans yapmak istediğim Üniversitenin ise dünyadaki en iyi Üniversiteler arasında ilk 20`de olan The University of Edinburgh olduğuna karar verdim. Ve son ana kadar da Edinburgh için resmen savaştığımı söyleyebilirim, zira koşullu kabul aldıktan sonra o koşulları sağlayabilmek de ayrı bir zorluktu benim için. Edinburgh`u zaten Şehir olarak gelmeden sevmiştim, kendimi oraya ait hissetmeye henüz Türkiye`deyken başlamıştım ki buraya geldikten sonra da hislerim daha da pekişti.

Edinburgh yaklasik 500.000 civarındaki nüfusuyla İskoçya’nın en büyük Şehri ve aynı zamanda da Başkenti. Doğası turistik mekanları herkese hitap edebilecek çeşitli etkinlikleri ile sıkılmanın mümkün olmadığı bir Şehir. İskoçlar gerçekten çok güler yüzlü ve de yardımseverler, yaklaşık 1 senedir burada ikamet etmeme rağmen insanlar ya da Şehir adına en ufak bir sorun yaşamadım. Türkiye`deki mevsim şartlarına alışmış biri olarak tek şikayet edebileceğim şey havanin %90 bulutlu ve yağmurlu olması. Türkiye`de 30 derece yaz olarak adlandırılırken burada 15 derecede hava biraz da güneşli ise insanların parklarda güneşlendiğini görebilir, sahilde o havada yüzen insanlara rastlayabilirsiniz. Yaşam şartları Londra’ya kıyasla daha uygun denebilir, Lidl, Pundland, Poundsavers gibi marketler öğrencilerin vazgeçilmezi. J

The University of Edinburgh, birleşik krallıktaki diğer Üniversiteler gibi, Türkiye’deki eğitim sisteminden çok daha farklı bir eğitim anlayışı benimsemiştir. Türkiye`de Üniversite hayatı boyunca ezberlediklerimizi bize verilen kısıtlı bir sürede kağıda ne kadar dökebildiğimiz üzerinden değerlendirilirken burada temel ölçme aracı her dersten (bölüme göre değişebilir) teslim ettiğimiz 2000-5000 kelime arası yazılı ödevler. Dolayısı ile hayatında hiç verilen bir konu üzerinde kritik bir bakış açısıyla makale yazmamış biri olarak benden istenileni anlamak baya bir zamanımı aldı diyebilirim (anladığımdan hala emin değilim J). Bölümde dersler “lectures” ve “workshops” olarak iki şekilde işleniyor. “Lectures” bölümdeki butun öğrenciler için büyük salonlarda gerçekleştiriliyor, zira bölümdeki öğrenci sayısı oldukça fazla. Ve bu derslere katılım zorunlu değil, hocaların kullanacağı slaytlar online portala ders öncesinde yükleniyor, böylece derse katılmayanlar da o slaytlardan yararlanabilirken katılanlar da yine slaytları hocayı takip etme amaçlı kullanabiliyor. Maksimum 20 kişiden oluşan ve yaklaşık 2 saat süren workshop’lara ise katılım zorunlu. Bir haftalık süreçte o dönemde aldığınız bir ders için hem lecture hem de workshop oluyor. Workshop daha öncesinde verilen okuma ödevleri ya da sunumlar üzerinde tartışmaya dayanan, öğrenciyi merkeze alan bir şekilde yürütülüyor. Dönemin ilk haftasından itibaren hem her ders için haftalık okumalar, hem bazı dersler için haftalık sunumlar hem de arada teslim edilmesi gereken ödevlerle zaman Edinburgh`ta hızlı geçiyor. Dönem boyunca karşılaşılan akademik sorunları, ya da tamamen kişisel problemleri, akla takılabilecek herhangi bir sorunu görüşebilmek için her öğrenciye ilk dönemin başında bir kişisel danışman tayin ediliyor. Tez dönemine geçince ise, bu kişisel danışmana tez konusuna göre bölümünde uzman olan bir tez danışmanı ekleniyor.

Şuan tez döneminde olan biri olarak The University of Edinburgh`un bana hem akademik hem de manevi açıdan çok şey kattığını, burayı seçtiğim için hiç pişmanlık yaşamadığımı söyleyebilirim. Başvuru ve kabul sürecinde desteklerini esirgemeyen Melis Hanım’a ve ATEC ailesine bir kez daha teşekkür ederim.

Eren Eroğlu – Nottingham

Universite 3. sinifta hayalim olan Ingiltere’de Master yapmak icin ilk adimi Atec ile attim. Verdikleri onerileri yerine getirip, Uludag Universitesi Isletme bolumden mezun oldum. Atec (ozellikle Fidan Hanimin yeri apayri) kesinlikle sizin iyiliginizi dusunerek size onerilerde bulunuyor. Buna en guzel ornek dil okulu seciminde israrci olmalariydi. Ailemin bir bolumu Londra’da yasadigi icin ilk tercihim onlara yakin bir yerde dil ogrenmekti fakat Fidan hanim’in israriyla ve ongorusu ile CES in Leeds’teki dil okuluna gitmeye karar verdim ve bundan dolayi kesinlikle pisman degilim. Tabiki her insan gibi bende problemlerle karsilastim gerek okul, gerek ise kaldigim yer olsun ama herzaman Ali bey ve Fidan hanim problemleri cozmek icin yanimda oldular.

Verdikleri guzel tavsiyeler sayesinde sorunsuz bir yil gecirip universitelerin zorunlu tuttugu IELTS sinavindan gectim ve suan University of Nottingham’da Bankacilik ve Finans uzerine master yapiyorum. Fidan hanimin okul secimlerimdeki ve basvurularimdaki (ne kadar zor oldugunu bilirsiniz) yardimlarini kesinlikle hicbir cumle anlatamaz. Hala herhangi bir problem yasadigimda sorunlarima cozum ureten ve bulan ATEC (ozellikle Fidan hanim)’dir. Bu arada University of Nottingham’da lisans veya yuksesk lisans yapmak isteyen arkadaslara kesinlikle oneriyorum. Okurken veya okul bittikten sonra kesinlikle faydasini goreceksiniz. Dunyada yuzde birlik dilimde bulunan bir universite. Sehir yasamina gelicek olursak 2 tane universitenin bulundugu kucuk bir ogrenci sehiri. Direk ucus malesef yok ama yakinlardaki buyuk sehirlere kolaylikla ulasabiliyorsunuz. Eger ozel bir yurtta kalmak istiyorsaniz size tavsiyem butun yurtlari arastirip ona gore karar vermeniz olacaktir. Benim kaldigim yurtta (Study Inn) kesinlikle hicbir ekstra elektrikli alete izin verilmiyor guvenlik sebebiyle.

Oncelikle Fidan hanim sonrasinda tum ATEC calisanlarina ayri ayri tesekkur ederim keske butun kuruluslar sizin gibi islerini lagiyiyle yapabilseler. Robin Hood diyari olan Nottingham’dan sevgiler, saygilar.

Eren Eroğlu

CES in Leeds

Esra Tanrıbuyurdu – Exeter

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Kastamonu Üniversitesine YLSY (Yurt Dışına Lisansüstü  Öğrenim Görmek Üzere  Gönderilecek Adayları Seçme Ve Yerleştirme) programı ile 2014 yılında atandım. Bu program kapsamında yurt içi dil eğitimi alırken internetten araştırmalarım sonucunda ATEC ile tanıştım. Yurt içi dil eğitimimden sonra yine YLSY kapsamında yurt dışı dil eğitimi için Nottingham’da ILS dil kursuna gittim. İlk kez yurt dışına çıkacağım için heyecandan ziyade daha çok stresliydim ama Fidan Hanımın yoğun ilgisi sayesinde gerek yüzyüze randevularımızda gerek telefonla konuşmalarımızda ve de çok hızlı dönüş yaptığı mailleri sayesinde yurt dışı dil eğitimi için gerekli belgeler, vize ve pasaport işlemlerini beraber hallettik hatta yurt dışı ile ilgili bilmem gereken kurallar, günlük yaşam vs. hakkında kendisinden birçok bilgi edindim. Yurt dışında dil eğitimimdeyken de irtibatımız devam etti. Master başvuruları için gerekli evraklar ve yapmam gerekenleri mail yoluyla hallettik. Başvurduğum beş üniversiteden de -ki hepsi dünya sıralamasında ilk 500 deki üniversitelerdi- Fidan Hanımın ilgi ve tecrübesi ve de ATEC’in imzası sayesinde kabulümü aldım ve içlerinden Exeter’i seçtim. Master eğitimim için de yine vize ve gerekli tüm evrak işlerini Fidan Hanım’la birlikte yaptık hatta vize mülakatı için sağolsun Fidan hanımla çıkabilecek soruları beraber çalıştık ve sorunsuz bir şekilde vizemi aldım. Şu an University of Exeter’de MA Education: Technology, Creativity and Thinking programımda Master’ıma devam etmekteyim. Üniversitem ve şehirden çok memnunum. Exeter çok sakin, güvenli, yeşillikler içinde bir İngiliz şehri. Genel halkı İngilizlerden oluşuyor diğer şehirlerdeki gibi karma değil bu da dil gelişimi ve İngiliz kültürüni öğrenme açısından büyük bir avantaj. Üniversite hocalarım ve çalışanları güler yüzlü ve yardımseverler o yüzden kesinlikle Exeter’i gözüm kapalı herkese tavsiye edebilirim.

YLSY programı gereği Doktora eğitimi de alacağım ve yine kabullerimi ATEC kurumu ve tabiki Fidan Hanım ile halledeceğim. Hiçbir ücret talep etmeden vermiş oldukları rehberlik hizmeti için ATEC’e özellikle de Fidan Hanım’a sonsuz teşekkür ediyorum.

Ezgi Kucuknane- University of Leeds- MA Advertising & Marketing

2015 yılında Marmara Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nde son sınıf öğrencisiyken tesadüfen ATEC’in Kadıköy’de şubesi olduğunu öğrendim. Evime yakın olduğu için de bir gün uğrayıp İngiltere’de yüksek lisans üzerine bilgi almak istedim. Fidan Hanım, bu ilk tanışmamızdan itibaren yüksek lisansa başvuru sürecimin son anına kadar her konuda, her an benim yanımda oldu diyebilirim.

En başta, aklımda sadece pazarlama ve reklamcılık okumak istediğime dair bir fikir vardı. Bunun dışında ne okullar ne şehirler ne de başvuruların nasıl yapıldığına dair en ufak bir fikrim yoktu. Son sene çok yoğun olmama rağmen, Fidan Hanım’ın teşvik ve yardımları sayesinde bu süreç benim için sorunsuz bir şekilde geçti. Sayısız yüz yüze görüşmeler, telefon konuşmaları, mailler ve evrak toplamaların ardından sonuç olarak en çok istediğim okul olan University of Leeds’te, MSc Advertising & Marketing bölümünde okumaya hak kazandım. Bana kalsa benim için hayal olan bu okula başvurmayı aklımdan bile geçirmezdim çünkü talep ettiklerinden daha düşük bir not ortalamam vardı. Ancak  gerek niyet mektubumla gerekse IELTS sonucumla olumlu bir sonuçla karşılaşabilme ihtimalini bana hep söyleyen Fidan Hanım sayesinde bu hayalim gerçekleşti diyebilirim. Bugün bile, bu okuldan kabulumun gelmesinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, Fidan Hanım’a ne kadar minettar olduğumu, Leeds’te geçen bu bir senemin kesinlikle onun yardımları sayesinde olduğunu her zaman düşünürüm.

University of Leeds, özellikle Business School’u ile İngiltere’nin en iyi üniversiteleri sıralamasında hep üst sıralarda olan, marketing alanında ise bayağı iddialı olan bir okul. Uluslararası akademik kadrosu ve öğrencileriyle, sizin için sadece eğitimin yanı sıra çok farklı kültürleri öğrenmenizi, yeni bakış açıları kazanmanızı sağlayacak bir yer. Özellikle derslerin işleniş tarzı, Türkiye’de alıştığımız sistemden çok farklı ve çok daha öğrenci odaklı. Her konu önce hocalar tarafından ders süresince anlatılıyor, öğrencilerle tartışılıyor, daha sonra da aynı hafta içerisinde yapılan seminerlerde, öğrenciler karışık gruplara ayrılarak bu anlatılan konuyu bir case study üzerinden interaktif bir şekilde ele alıyor. Kısacası, öğrenci hangi ülkeden gelirse gelsin, öğrencinin İngilizce düzeyi ne olursa olsun, sistem sürekli onu İngilizce konuşmaya teşvik ediyor, yani sadece hocanın anlattığına çalışayım sınavdan geçeyim gibi bir durum söz konusu değil.

Leeds için ise, inanılmaz sevimli bir öğrenci şehri diyebilirim. Şahsen hiçbir zaman Londra gibi çok büyük ve kalabalık bir şehirde okumayı düşünmeyen birisi olarak Leeds, yaşaması çok rahat ve güvenli bir yer. Şehir merkezine, kampüse, ya da şehirle iç içe olan Hyde Park’a yürüyerek gitmek benim için en büyük artısıydı buranın. Londra’ya kıyasla yaşam masraflarının çok daha uygun olduğunu belirtebilirim. Birbirinden güzel bar, pub ve clubları olan bu şehir özellikle Cuma ve Cumartesi geceleri öğrencilerle dolu, ve inanın sürekli yapacak bir aktivite ya da keşfedecek yeni bir yer bulmak mümkün. Tek bir dezavantajı ise inanılmaz soğuk havalar. Leeds, epey bir kuzeyde olduğu için, yağmuru ve rüzgarı bulunduğum bir sene boyunca asla eksik olmadı diyebilirim. Ancak aldığım bu sağlam eğitim, tanıştığım insanlar, edindiğim arkadaşlıklar, yıl boyunca gezip gördüğüm yeni yerler,şehirler ve ülkelerin yanında yani kısacası bütün bu güzel tecrübelerimin yanında bu hava probleminin de çok sorun teşkil ettiğini söyleyemem.

Leeds’ten döneli daha iki hafta oldu, şimdiden bu geçtiğimiz bir yılı ne kadar özlediğimi tarif bile edemiyorum. Hayatımda yeri doldurulamaz insanlarla tanışmamı ve birbirinden güzel anılar biriktirmemi sağladığı için ATEC’e ve en önemlisi benim için bir danışmandan daha da öte olan, bu yüksek lisans süreci bitse bile iletişimi asla koparmayacağım Fidan Hanım’a çok teşekkür ederim, siz olmasaydınız bunlar olmazdı. 🙂

Muhammed Can – Swansea University

Atec eğitim danışmanlığını aradığımda itiraf etmek gerekirse endişeliydim . Çünkü, tecrübelerim başıma gelecek şeylerin az çok belli olduğunu gösteriyordu. Fakat karşımda profesyonel ve öğrencinin her adımını izleyen , kontrol eden , ihtiyacı olanı tam olarak verebilme kapasitesine sahip bir eğitim danışmanlığı hizmeti  buldum . Özellikle fidan hanım’ın bana göstermiş olduğu sonsuz sabrı ve titiz çalışmasını es geçmemeliyim.Atec eğitim danışmanlığının çalışmak istediğim  alanı belirledikten sonra hedefime uygun bir çok alternatifi sunabilen tek şirket olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim . Şu anda Swansea University’de eğitimime başlamış durumdayım . Atec eğitim danışmanlığına ve özellikle Fidan Hanım’a  tüm yardımları ve çabaları  için teşekkür ederim.

Esra Bombacı- Oxford Brookes University – MSc Marketing

Arkadaşlar merhaba,
Ben İngiltere macerama Uluslararası İlişkiler okuduktan sonra İngilizcemi geliştirmem gerektiğini düşünerek başladım. Bir tanıdık vasıtasıyla haberdar olduğumuz ATEC’e başvurduğumda Ali Bey’in ilgisi ve tecrübesi doğru yerde olduğum güvenini verdi. Daha sonra dil kursu başvuruları için hem profesyonelliği hem de yakın ilgisiyle süreci çok keyifli ve kolay hale getiren Fidan Hanım’a yönlendirildim. Kendisi sayesinde dil Leeds’te dil kursuna gittim ve başarılı bir şekilde tamamladım.
Daha sonra İngiltere’de yüksek lisans yapmak için tekrar irtibata geçtim veFidn Hanım’ın yoğun ilgisi ve desteğiyle yoluma devam ettim. Üniversite seçimlerinde bana oldukça yardımcı oldular ve hemen çalışmalara başladık (niyet mektubu, hocalardan alınan referans mektupları vb.). Bu süreçte belirtmek isterim ki Fidan Hanım’ın sabrı, profesyonelliği ve ilgisi takdire şayandır. Kendisi artık bir süre sonra bir dostunuz, bir yakınınız gibi oluyor ve her bir adımı sizin için sizden daha fazla takip ediyor. Okula başladıktan sonra da yalnız bırakmıyor, her şeyin yolunda gittiğine dair kontrol ediyor. Kendisine buradan teşekkürlerimi sunmak isterim.
Ben Oxford Brookes University’de Marketing bölümünde yüksek lisans yaptım ve de memnun kaldığımı söyleyebilirim. Öncelikle Oxford küçük ama güzel bir şehir. Tam bir öğrenci şehri. Dünyanın her yerinden gelen insanlarla tanışma olanağınız oluyor. Ayrıca sosyalleşme imkanları da oldukça fazla. Okulun Marketing bölümü Business School’a bağlı ve kampüs ben okurken uzaktaydı ama bizim dönem biterken onu şehir merkezine yakın olan Headington kampüsüne taşımaya karar verdiler o yüzden sizin için kolaylık olacaktır. Konaklama için de Headington kampüsünün hemen karşısında ve arkasında yurtlar var ikisi de oldukça güzel ve lokasyonları da oldukça iyi. Oxford Brookes University grup çalışmalarına oldukça önem veriyor ve bu çok büyük bir artıydı benim için. Üstelik ders içi sunumlar da oldukça önem taşıyor. Bunun yanında Oxford Brookes University’nin repütasyonu oldukça iyi bu yüzden mezun olduktan sonra da faydasını göreceksinizdir.
Yurtdışında gerek dil kursu almayı, gerek lisans gerekse yüksek lisans yapmayı düşünen herkese tavsiye edeceğim bir yerdir ATEC. Başka danışmanlıklarla yurtdışına giden arkadaşlarımın şikayetlerinin hiçbiri bende olmadı. Tüm ATEC çalışanlarına ve Fidan Hanım’a tüm destekleri için çok teşekkür ederim. Herkese kolay gelsin ve başarılar diliyorum.

BELİZ AYŞE YÜKSEL – UNIVERSITY OF STRATHCLYDE

Hedefiniz Great Britain mı? Kesinlikle en doğru yerdesiniz. Tecrübe ettiğimiz bazı olaylardan yola çıkarak UK içerisinde şehir veya okul kastetmeksizin danışmanlık alabileceğiniz en doğru yer ATEC.

GÜVEN ŞART

Daha gideceğim okulun adını söyleyemezken tanıştım ATEC ailesiyle. Açıkçası İskoçya’da yüksek lisansta ne yapacağımı bilmeme rağmen nasıl gideceğim hakkında en ufak bir fikrim yoktu ama ATEC ailesinin tavsiyeleri ve önerileri üzerine karşılıklı güvenle bir yola girdik. Danışmanım Fidan Hanım, nam-ı diğer Fidan ablam, halen daha beni takibi bırakmaz ve işin sadece prosedürleri hallettikten sonra okula göndermekle bitmeyeceğini vurgular. Kırk yıl hatırı kalacak şekilde Türk kahvesi tadında bir hikaye geçti başımızdan.

VİZE SÜRECİ

Konuyu baştan almak gerekirse sancılı bir başvuru süreci yaşadık. Buna ek olarak, IELTS belgesini okulun istediği şekilde alamadım ancak Fidan Hanımın başarılı ikna kabiliyeti sayesinde ve okuldaki kurulun kabul etmesi üzerine sekiz haftalık İngilizce hazırlık dönemine katılmayı başardık. Ocak ayında başvuru yaptıktan bir hafta kadar sonra onay mektubumun gelmesiyle beraber gerekli işlemleri yaparak vizeye hazırlanma sürecine girdik. Akabinde vizeden olumlu yanıt geldi ve vizemi alabileceğimi belirtmişlerdi. Büyük bir heyecanla hazırlıkları yaptık ve ilk uçakla üniversiteye geldim.

STRATH YAŞAM

University of Strathclyde, alanında gerçekten başarılı bir okul ve eğitimci kadrosu da bir o kadar kuvvetli, özellikle EU Project alanında girişimleri çok fazla olan bir üniversitedir. Eğitimi bir şekilde alırım okul hakkında çok araştırma yaptım biraz yaşamdan konaklamadan bahset derseniz eğer pre-sessional süresince okulun kendi yurdunda, ardından dilerseniz eğitim döneminde yine okulun bir diğer başka yurdunda ya da dışarıda özel bir yurtta da kalabilirsiniz. UK içerisinde genelde okul ve konaklama masrafı dışında çok fazla masrafınız olmuyor. Yeme-içme-gezme-eğlenme bunlarda hiçbir sıkıntı yok çünkü öğrenci sayısı çok fazla olduğundan öğrenciye yönelik imkanlar var ve dolayısıyla yaşamınızı nispeten rahat şekilde düzenli bir programlamayla hiçbir aktiviteden geri kalmadan idame edebilirsiniz.

SON OLARAK…

Yapmanız gereken şey, önce kendinize güvenmek, sonra ne yapmak istediğinizi belirlemek, ardından kararlarınız doğrultusunda ATEC ailesine güvenmek ve son olarak UK in neresinde olursanız olun anın tadını çıkarmak!

 

Ali Şimşek – Emine Şimşek – UCL – Mathematics Education MA

2013 yılında çift olarak MEB YLSY bursu ile yurtdışında yüksek lisans ve doktora eğitimi almaya hak kazandıktan sonra bir arkadaşımızın tavsiyesi ile ATEC ile yollarımız kesişti. Daha önce hiç yurtdışı tecrübemiz olmadığından, Burcu Hanım’ in bilgilendirmesi ve yönlendirmesiyle yurtdışı maceramızın zorlu başlangıç süreci gerçekten çok kolaylaştı. Dil eğitimimizin her aşamasında ve özellikle yüksek lisansa kabul alma sürecinde Burcu Hanım sorularımıza cevap vermek ve sürece rehber olmak için, hep bir mail veya telefon uzağımızda oldu. Özetle şunu söyleyebilirim ki, bu süreçte biz ATEC ve Burcu Hanım ile çalışmanın ayrıcalığını her daim hissettik, özellikle de bazı bursiyer arkadaşlarımızın kendi danışmanlık şirketleri ile yaşamış oldukları bireysel veya kurumsal sıkıntılara şahit olduğumuz zamanlar da.

Yurtdışı eğitim hayatımıza değinecek olursak, biz Londra’ da yaklaşık on ay dil eğitimi aldık. Asıl amacımız yüksek lisansa başvurmak için ihtiyacımız olan IELTS puanını en kısa sürede almak olduğundan, dil okulunda çalışmalarımızı IELTS üzerine yoğunlaştırdık. Bizim ve pek çok diğer bursiyer arkadaşların tecrübelerini göz önüne aldığımızda, IELTS’ e hazırlanma konusunda işin büyük kısmının sizin sorumluluğunuzda olduğunu ve buradaki dil okullarının eğitim ve öğretim sistemlerinin IELTS için pek uygun olmadığını söyleyebiliriz. Bu açıdan yurtdışında yüksek lisans veya doktora eğitimi öncesinde dil eğitimi almak isteyen arkadaşlar için dil okullarından IELTS konusunda pek beklenti içinde olmamak gerektiğini, daha çok genel İngilizce, özellikle konuşma anlamında buradaki dil okullarının daha faydalı olduğu gerçeğini belirtmek isteriz.

IELTS puanımızı aldıktan sonra, başvuru yapmak istediğimiz üniversiteleri belirledik. Biz evraklarımızı teslim ettikten sonra başvurularımızın hepsini ATEC yaptı. ATEC’ in çalıştığı üniversite listesinde olmayan üniversitelere de sorunsuz bir şekilde başvurularımız Burcu Hanım tarafından tamamlandı. Başvurduğumuz dört üniversiteden de kabul aldık ve dünya çapında eğitim alanında büyük üne sahip Institute of Education (IOE)’ ı seçtik (şimdilerde University College London (UCL)’ a bağlı). Bu süreçte Burcu Hanım’ ın desteğini hep hissettik.

Master eğitiminden önce 8 haftalık bir pre-sessional (dil) eğitimi aldık. Akademik İngilizce ile tanışmak ve aşina olmak için faydalı bir süreç olduğunu düşünüyoruz. Bu eğitimi tamamladıktan sonra kabul aldığımız Matematik Eğitimi alanında aynı üniversitede (IOE) master eğitimine başladık. Şu an üçüncü dönemimizdeyiz. Master eğitiminin biraz zorlayıcı olduğunu vurgulamalıyız çünkü bir sene içerisinde en az dört tane ders alıp, bu derslerin 5000 kelimelik ödevlerini hazırlayıp aynı zamanda master teziniz için literatür taramanızı ve araştırmanızı yürütmek zorundasınız.

Her şeye rağmen, yurt dışında eğitim almanın çok değerli bir deneyim olduğunu ve sunduğu fırsatların dezavantajlarından çok daha fazla olduğunu vurgulamalıyız. Fırsatınız varsa siz de bu maceraya atılın. ATEC’ in bu yolculukta çok iyi bir rehber olacağını da unutmayın J

 

Ezgi Arslan – University of Leeds

2016 yılında Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden yüksek onur derecesiyle mezun oldum. Lise zamanından beri yurt dışında eğitim almak istiyordum. Mezun olduktan sonra yüksek lisansımı yurt dışında gerçekleştirme hayalimi ATEC Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı Sevgili Fidan Hanım sayesinde gerçekleştirdim. Aldığım lisans eğitimini daha da geliştirmek için, Fidan Hanımla beraber İngiltere’de bu alanda en iyi beslenme okullarına başvurmaya karar verdik.

Toplam dört okula başvurdum ve hepsinden kabul aldım. Gıda-Beslenme bilimler listesinde ilk sırada yer alan Leeds Üniversitesi Beslenme yüksek lisans bölümünü tercih ettim. Lisans döneminde araştırmalarını okuduklarım yüksek lisansımda benim hocalarım olmuştu. Beslenme eğitimim haricinde genetik ve hücre çalışmalarına katılma fırsatım oldu. Ayrıca, bu yıl Leeds’te düzenlenen beslenme konferansında gönüllü elçilik yapma fırsatım oldu ve farklı alanda görev yapan profesörlerle tanışma fırsatım oldu.

Leeds İngiltere’nin kuzeyinde bulunan bir öğrenci şehri. Leeds Üniversitesi kariyer servisi çok iyi olan bir üniversite. Her sene bölümlere göre kariyer fuarları düzenleniyor ve çeşitli kurumları yakından tanıma fırsatı bulabiliyorsun. İngiltere gönüllülük faaliyetlerine önem veren bir ülke. Okulda çokça sosyal kulüp bulunmakta. Dersler haricinde kalan boş vaktimde anaokul ve ilkokullara giderek çocuklara beslenme eğitimi verme fırsatı yakaladım.

Bunun haricinde, üniversite İngiltere’nin en iyi spor komplekslerinden birine sahip. Okulun kendi yurdunda kalanlara ücretsiz spor yapma imkanı sağlıyor.

Şunu söyleyebilirim ki Leeds Üniversitesinde aldığım eğitim hayalimin çok ötesinde idi. Bana hem akademik hem de manevi anlamda çok şey kattığı için gerçekten çok mutluyum. Burada okumamı sağlayan aileme ve başvuru sürecinde hiçbir yardımını esirgemeyen Fidan Hanıma şükranlarımı sunuyorum. ATEC ailesine sonsuz teşekkürler.